| Ülkemizde çölyak gündemi, 29 Aralık 2001’de,
İzmir’de, Türkiye’nin çölyakla ilgili ilk derneği Ege Çölyakla
Yaşam Derneği’nin kurulmasıyla başlamıştır. O günden bu yana,
2.5 yıl gibi kısa bir sürede inanılmaz gelişmeler yaşandı ve yaşanmaya
devam etmektedir. Yıllar öncesinde ithal glutensiz makarna ve
bisküvilerin tüketilemediği için imha edildiği bu ülkede artık
firmalar (Numil-Nutricia, Lares-3Pauly, Solida-Glutano, Eti-Pronot)
glutensiz ürünlerini Türk piyasasına sunmak için adeta yarışmaktalar...
Ülkemizin farklı bölgelerinde, değişik kentlerinde çölyaklılar
giderek bir araya gelmekte, ciddi örgütlenme çabalarına girmektedir.
İzmir’den esen rüzgarla 2002’de, İstanbul’da, yılların birikimi
ve özlemiyle ülkemizin ikinci örgütlenmesi Çölyakla Yaşam Derneği
kuruldu. Bunu Denizli’de, Bursa’da ve en son Ankara’da çölyaklıların
bir araya gelişi, toparlanması izledi. Bu buluşmalar önümüzdeki
yıllar içinde dalga dalga büyüyerek tüm ülkemizi kucaklayacaktır.
Bu çalışmalar yıllar öncesinde kimsenin varlıklarından haberdar
olmadığı çölyaklıların bu ülkede de yaşadığını ortaya koyarken,
tanı alamamış insanlarımızın da sağlığa kavuşmasını sağlayacaktır.
Tanı almış olmasına karşın, sağlıklı izlem ve güvenceye sahip
olamamış insanlarımız ise yalnız olmadıklarını, günlük yaşamlarının
daha kolay ve zevkli olduğunu göreceklerdir. İnanılmaz güzelliklere
sahip, biricik ülkemizde daha mutlu ve daha güvenli yaşamanın
keyfini çıkaracaklardır. Bir kaç yıl öncesine kadar yiyecek ekmekleri
dahi olmayan çölyaklılar, daha yaşanası bir ülkenin sağlıklı bireyleri
olmanın çoşkusunu, esenliğini yaşayacaklardır.
Derginin ilerleyen sayfalarında şu anda ülkemiz
piyasasında yer alan glutensiz ürün üreticilerinin ülkemizdeki
öykülerini izleyeceğiz. Türk çölyaklılar 2001 öncesinde ülkemiz
piyasasında sadece glutensiz una ulaşabiliyorlardı (Loprofin un,
Metvak un). Bu ürünler özünde fenilketoürililer için geliştirilmişti
ve proteinsizdi, yani aynı zamanda glutensizdi. Ülkemiz doktorlarının
bilgi ve birikimi sonucu bu unlar çölyaklılar içinde önerilmeye,
rapor edilmeye başlandı. Sonuçta Türkiyeli Çölyaklılar sadece
mısır ununa mahkum olmaktan kurtulmuşlardı. Ama bu gün ülkemiz
çölyaklıları fenilketonürililerin ununu kullanmak zorunda değil.
Artık ülkemizde çölyaklılara özel glutensiz un seçenekleri olduğu
gibi, glutensiz makarna, bisküvi, gofret, kraker gibi farklı ürünlere
ulaşma fırsatı da vardır. Üstelik, derneklerin çalışmaları sonucu
bu ürünler, sosyal güvencesi (Emekli Sandığı) olanlar için devlet
tarafından, heyet raporu ile yaşam boyu bedava verilmektedir (şimdilik
SSK’lılar %10 tutarı ödemekte ve kısıtlı miktarda ürün alabilmektedir...
Bağ-Kur ?, Yeşil Kart ???). Ayrıca ülkemizin yerli, glutensiz
bir ürünü de (Eti Pronot) artık piyasamızda yer almaktadır. Gelecekte
yerli glutensiz ürün çeşitliliğimiz de kaçınılmaz olarak artacaktır.
Ve sonuçta çölyaklılar ağız tadlarına göre seçim yapma şansına
sahip olacaklardır.
Kendi geleceğimiz ve çölyaklı çocuklarımız için
giderek büyüyen Türkiye Çölyak Gündemine daha
çok sahip çıkmalıyız. Örgütlenmekle sayısız fırsatlar edineceğimizi
unutmamalıyız. Yerli, ithal firmalara desteklerimizin hepimizin
çıkarına olacağını da unutmamalıyız....
Bundan sonraki hedeflerimiz daha çok örgütlü
olmak, glutensiz ürünlerin daha ucuza piyasamızda yer almasını
ve vergi muafiyeti ayrıcılığına sahip olmasını sağlamaktır. Biricik
ve çok değerli ülkemizin yıllarca insan hakları sorunu olarak
yaşadığı, çölyaklıların yiyecek ekmeğinin olmaması gündeminin,
kısa sürede aşılması ülkemize olan güvenimizi pekiştirirken, kendimize
ve insanımıza olan saygımızı da artırmaktadır, gene unutmamalıyız....
Gelecekte daha keyifli glutensiz günlerde buluşmak
dileğiyle, esenlikler...
Doç Dr Sema Aydoğdu
Ege Çölyakla Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
|